Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15707 E. 2014/8007 K. 24.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15707
KARAR NO : 2014/8007
KARAR TARİHİ : 24.04.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/93262
MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/05/2009
NUMARASI : 2008/786 (E) ve 2009/436 (K)
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK’nın 165/1. maddesinde tanımlanan suçtan verilen kararda hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin nazara alınmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Bultaş ünvanlı firmada sürücü olarak çalışan ve firma sahibi olduğu söylenen M.. B. adına tescilli ……. plakalı çekici ile…………… plakalı römorka İstanbul’dan “tuz ruhu ” yükleyip hareket eden ve bunun onaltı tonunu Bornova/Egelim ünvanlı firmaya teslim ettikten sonra şikayetçi (katılan) Zeynel tarafından telefonla kalan yükü ile Aliağa’ya yönlendirilen sanık M… K.’nun Aliağa’ya hareket etmezden önce Bornova’daki M. D. isimli yıkama-yağlama işyerine girerek, diğer sanık M.. A.. ile mutabakatı sonucu, çalıştığı firma yetkililerine haber vermeksizin, onda bulunan bir tonluk bidona 200 TL karşılığı malı boşaltması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin “nitelikli güveni kötüye kullanma” ve “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanık (sabıkası bulunmayan) M. Kuzgunoğlu’nun aşamalardaki değişmez anlatımlarında genel olarak “… üç yıldır hizmet ettiği firmanın sahibinin geçmişten beri var olan sözlü talimatları ve
satış politikaları doğrultusunda, yeni müşteri kazanmak amacıyla tankerinde kalan yaklaşık 8 ton civarındaki maldan 700-800 kg kadarını akşam vakti diğer sanığa satıp 200 TL’den ibaret parayı firmaya iletmek, bilahare faturasını alıcıya ulaştırmak üzere aldığını..” savunması, sanık M. A…’ın ise 15/10/2008 tarihli ifadesinde “.. işyeri sahibinin kayınbiraderi A. K. olduğunu ..” söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak, B. firması sahibi olduğu söylenen M… B. ile M. D…ünvanlı işyerinin sahibi denilen A. K.’nın iddia ve savunmalar doğrultusunda usulünce tanık sıfatıyla dinlenmeleri, suça konu 700-800 kg’dan ibaret tuz ruhunun suç tarihi itibariyle rayiç değerinin ne olduğunun belirlenmesi, sanık M. K.’na “Aliağa’ya git…” talimatının M. D. ünvanlı işyerine girmeden önce mi yoksa malın boşaltılması sonrası mı verildiğinin açıklığa kavuşturulması, sanık M. K.’nun 200 TL parayı çalıştığı firma adına almadığına dair somut delillerin nelerden ibaret olduğunun ortaya konulması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/04/2014 tarihinde karar verildi.