YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15720
KARAR NO : 2014/7733
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/129662
MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2009
NUMARASI : 2009/1142 (E) ve 2009/999 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçi H.. E..’in yanına giderek bir arkadaşında satılık kuzu olduğunu, kuzuları uygun fiyattan sattığını, alıp alamayacağını sorduğu, şikayetçinin kuzuları satın almayı kabul ettiği, birlikte yürüdükleri esnada sanığın şikayetçiye ” sen bana kuzuların parasını ver, ben kuzuları alıp sana getireyim ” dediği, şikayetçinin de iki adet kuzu parası olarak 100 TL verdiği, sanığın parayı alıp gittiği, bir daha geri gelmediği böylece isnat edilen suçu işlediği anlaşılmakla,
Şikayetçi Hasan’ın mahkeme aşamasındaki beyanında, sanığın aldığı paranın oğlu tarafından ödendiğinin, zararın giderildiğini ve şikayetçinin bu nedenle şikayetinden vazgeçtiklerini belirtmesi karşısında, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen “etkin pişmanlık” hükmünün sanık lehine uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.