Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15968 E. 2013/12779 K. 09.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15968
KARAR NO : 2013/12779
KARAR TARİHİ : 09.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde;
16.03.2011 tarihinde tefhim olunan mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 24.03.2011 havale tarihli temyiz başvurusunun, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken
1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar …, …, …, …’ın temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Davaya konu sahte markaların ambalajlarını, orjinalini taklit etmek suretiyle sanık …’dan sahte olarak temin edip, piyasadan temin ettiği değeri ve kalitesi düşük olan tetri marka temizlik malzemesini, markaları taklit edilerek sahte olarak üretilen ambalajlarının içerisine koyarak, haklarında dolandırıcılık suçuna iştirakten beraatlerine karar verilen bakkal
sahiplerine satan ve bu şekilde hileli hareketler ile kendisine haksız yarar sağlayan sanık … hakkında bakkal sahibi olan kişilere yönelik olarak tamamlanmış dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmaması temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda; sanıkların, davaya konu markaların ambalajlarının orjinalini taklit etmek suretiyle sanık …’dan sahte olarak temin edip piyasadan temin edilen kalitesi ve değeri düşük olan temizlik malzemesini markaları taklit edilerek üretilen ambalajların içerisine konularak satılmaya kalkışılması eylemleri sabit olmakla dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 216/3. maddesine aykırı olarak 16.03.2011 tarihli son oturumda hazır bulunan sanık …’a hükümden önce son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 09.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.