Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1613 E. 2013/20940 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1613
KARAR NO : 2013/20940
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Sanığın, bina görevlisi olarak çalıştığı apartmanın sakinlerinden topladığı 5.200,00 TL aidat parasını yönetime vermeyip uhdesinde tuttuğu olayda, mahkemenin “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Sanığın borcuna karşılık olmak üzere bina yönetimine senet verdiği, yine borcuna mahsup olmak üzere dört adet beyaz eşya teslim ettiği dikkate alındığında, 5237 sayılı
TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama koşullarının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından, zararın giderilip giderilmediği, zararın kısmen giderilmesinin söz konusu olması halinde mağdurun etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının olup olmadığı hususu belirlendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde sayılan hak yoksunluklarının tamamına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.