YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16234
KARAR NO : 2014/2482
KARAR TARİHİ : 12.02.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/148471
MAHKEMESİ : İzmir 9. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/06/2009
NUMARASI : 2008/370 (E) ve 2009/446 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılanın arabasını almak için katılan ile pazarlık ettiği, araç bedelini devirden sonra bankada ödeneceğini söyleyip arabanın noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi ile devrini aldıktan sonra bir takım hileli hareketler ile ödeme yapmaktan kaçınarak aracı alıp ortadan kaybolması şeklinde gelişen eylemin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.