YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1630
KARAR NO : 2013/20797
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
29.11.2007 tarihli oturuma sanık müdafii olarak katıldığı halde, yokluklarında verilmiş olan mahkûmiyet hükmünün sanık müdafiine tebliğ edilmediği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Emlakçılık yapan sanığın, katılanın yakınlarına iki ayrı parsel arsayı satma hususunda anlaşarak katılanla aralarında basit sözleşme yaptıkları, sözleşmede teminat olarak toplam 3500 TL’lik senet alındığı, tapuda devir işlemi yapıldığında senetlerin geri verileceği yazılı olduğu ve tapuda devir işlemi yapılıp bedelleri nakden alındığı belirtildiği halde senetlerden 2000 TL tutarlı olanını iade etmeyip Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2006/ 12525 Esas sayılı dosyasında takibe konu etmekten ibaret eyleminin bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan belirlendiği halde yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, “25 gün” ve “4500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine sırasıyla“ 5 gün”, “ 4 gün” ve “ 120 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.