YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16341
KARAR NO : 2013/20859
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan …’ın katılanın amcasının torunu, sanık … …ın ise …’ın eşi olduğu, sanıklar …’ın katılanı diğer sanıklar ile tanıştırdıkları, sanıklardan …’ın kendisini Milli Emlak alım satım müdürü olarak tanıtıp isminin … olduğunu söylediği, diğer sanık …’ın ise isminin … olduğunu, MİT müsteşarının yeğeni, eşinin genel kurmay başkanının eşinin diyetisyeni, ablasının da Cumhurbaşkanının eşinin özel kalem müdürü olduğunu ifade ederek bakanların basın danışmanlığını yaptığını belirttiği, sanıkların fikir ve eylem birliği
içinde hareket ederek katılan ile değişik zaman ve yerlerde bir araya gelerek görüşmeler yaptıkları, …’ın diğer sanıklar ile ortak bir çok kazançlı … yaptıklarını beyan ederek hazineye ait bütün arsaların Milli Emlak alım satım müdürü … olduğunu söyledikleri sanık …’ın elinden geçtiğini, kabul etmesi halinde Antalya Kemer ve Aydın Didim ilçelerinde kurulacak turistik tesisler için arsa tahsis ettirebileceklerini söyleyip katılanı yönlendirdikleri, sanık …’in bu amaçla, Antalya Kemer Çamyuva beldesinde ve Aydın ili Didim ilçesinde bulunan Mavikent semtindeki arsaları katılana gösterdiği, katılanın kendisine gösterilen arsalar üzerinde turistik tesis kurulması yönündeki teklifi kabul ettiği ve bu amaçla sanık … ile aralarında protokol imzaladıkları, ayrıca sanık …’nın, arsa tahsisi yapılması için bir şirket kurulması gerektiğini söylemesi üzerine, katılan ile sanık …’ın birlikte… Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni kurdukları, sanık …’ın 3 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirlendiği, sanık …’in arsa tahsisini gerçekleştirmesi için katılanın değişik zamanlarda sanığa toplam 210.000 TL ödeme yaptığı, sanığın daha sonraki tarihlerde katılanın telefonlarına cevap vermediği, katılanın bunun üzerine sanık … ile görüşmek üzere Milli Emlak Satın Alım Müdürlüğü’ne gittiği, burada asıl müdür … ile görüşüp tanıştığında dolandırıldığını anladığı ve durumu akrabaları olan sanıklar …’a bildirdiği, onların da katılanı oyaladıkları, sanıkların belirtilen şekilde, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanı hileli davranışlarla aldatmak suretiyle haksız yarar sağladıkları iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
A- Sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Katılan …’in 18/02/2010 tarihli duruşmada, sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirmesi karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 243. maddesi uyarınca anılan sanık yönünden katılma hükümsüz kaldığından ve hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunmadığından, katılan vekilinin sanık … hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
B- Sanıklar … ve Gülay Yıldız hakkındaki hükümlerin incelenmesinde;
Sanıkların, diğer sanık …’ın eylemine iştirak ettiklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla; sonucu itibariyle doğru olan beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
C- Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Katılanın aşamalarda değişiklik göstermeyen ısrarlı anlatımları, sanıklar … ve …’ın katılanın anlatımlarını destekleyen ve kendilerinin de sanık …’ı Milli Emlak alım satım müdürü olarak tanıdıkları yönündeki beyanları, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nde Avrupa Birliği ve Uluslararası Emlak Şubesi müdürü olan tanık …’ın, katılan …’in 2008 yılının Mayıs veya Haziran ayında bir gün odasına gelerek … ile görüşmek istediğini, …’ın kendisi olduğunu söylediğinde katılanın “Ama ben sizi tanımıyorum” dediğini ve özel bir şey konuşmak istediğini, bunun üzerine, özel görüşme yapmasının mümkün olmadığını belirterek katılanı odasından çıkardığını, yine 2008 yılının Nisan veya Mayıs ayında sanıklar … ve …ın odasına geldiklerini ve sanıklardan Gülay’ın … ile görüşmek istediklerini söylediğini, kendisinin … olduğunu belirtmesi üzerine “Hayır, siz değilsiniz.” diyerek odasından ayrıldıklarını ifade etmesi, katılan ve sanıklar … ile …’ın ifadelerinde, sanık …’in, arsa tahsisinin gerçekleştirilmesi için bir şirket kurulması gerektiği yönündeki talebi üzerine… Tur. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti’yi kurduklarını iddia etmeleri, katılan ile sanıklardan …ın ortak oldukları..Turizm Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nin kuruluşuna ve …ın 3 yıl süre ile şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğunun belirlenmesine ilişkin Beyoğlu 25. Noterliği’nin 02/06/2008 tarih ve 28081 yevmiye numaralı imza sirkülerinin bu iddialarını doğrulaması, katılanın hesabının bulunduğu ve sanık ile birlikte giderek para çektiğini belirttiği … Çankaya şubesinde müdür yardımcısı olan tanık Rifat Tezcan’ın soruşturma aşamasında alınan 08/02/2009 tarihli beyanında, bankanın müşterisi olan katılanın
13/06/2008 günü kendisini arayarak hesabından 50.000 TL çekeceğini söyleyip parayı hazırlamasını istediğini, bir süre sonra kendisini kesin olarak teşhis ettiği sanık … ile birlikte şubeye geldiğini, bir süre oturduklarını, bu sırada paranın hazırlandığını ve katılanın parayı çekerek sanıkla birlikte şubeden ayrıldığını ifade etmesi, iddianame ve duruşma tutanaklarının bir örneği dosya arasında bulunan, Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/71 E sayılı dosyası kapsamı karşısında; sanık …’ın, kendisini Milli Emlak alım satım müdürü olarak tanıtmak ve Antalya Kemer ve Aydın Didim ilçelerinde kurulacak turistik tesisler için arsa tahsis ettirebileceğini söylemek suretiyle, katılandan değişik zamanlarda para alması şeklindeki eyleminin zincirleme şekilde dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.