Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16630 E. 2012/44854 K. 05.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16630
KARAR NO : 2012/44854
KARAR TARİHİ : 05.12.2012

Güveni kötüye kullanmak suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05/11/2010 tarihli ve 2010/16055 soruşturma, 2010/11568 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/06/2011 tarihli ve 2011/471 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek … Bakanlığınca verilen 02/10/2012 gün ve 2012/15342/55474 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/10/2012 gün ve 2012/261471 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Her ne kadar şüpheli hakkında, müştekinin iddia ettiği güveni kötüye kullanmak suçunun, şüphelinin müştekinin kardeşi olması nedeniyle şikâyete bağlı suçlardan olduğu ve 6 aylık şikâyet süresinin geçmiş bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müştekinin iddiaları arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddelerinde düzenlenen belgede sahtecilik suçunun da bulunduğu, bu suçun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olmadığı gibi kanundan kaynaklanan bir bağışıklığın da bulunmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 7. Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 21.06.2011 gün ve 2011/471 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.