Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/16799 E. 2014/2787 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/16799
KARAR NO : 2014/2787
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Adapazarı Pancar Ekiciler Kooperatifinde satış elemanı olarak çalışan sanığın, Kooperatife alışveriş amacıyla gelen katılana 750 TL değerinde gübre ile mısır tohumu satarak karşılığında katılan tarafından düzenlenen bonoyu teslim aldığı, bir müddet sonra katılanın kooperatife geldiği ve borcu olan 750 TL parayı tanıklar huzurunda sanığa ödediği, sanığın makinenin arızalı olması gerekçesiyle makbuz veremeyeceğini belirttiği; bir süre sonra ise kooperatif tarafından borcunu ödemediği gerekçesiyle katılana ihtarname gönderildiği, bu şekilde sanığın, katılanın kooperatiften yaptığı alışverişten kaynaklanan borcuna istinaden ödediği parayı kooperatif kayıtlarına geçirmeyip, makinenin arızalı olduğuna dair yalan söyleyerek haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;

Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinde; adı belirtilen kooperatifte satış elemanı olarak çalıştığını, 2007 yılında katılanın kooperatiften gübre ve mısır tohumu satın aldığını, ancak parasını ödemediğini, kendisinin bu nedenle makbuz düzenlemediğini savunduğu, katılanın aşamalarda verdiği ifadelerinde ise; kooperatiften satın aldığı gübre ve mısır tohumuna karşılık olarak 750 TL parayı sanığa ödediğini iddia ettiği; ancak katılanın parayı ödediğine dair yazılı bir belgenin bulunmadığı, ayrıca sanığın, katılana gübre ve mısır tohumunu sattığı sırada katılanı aldatmaya yönelik hileli hareketlerde bulunduğuna dair herhangi bir delilin söz konusu olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın borcun ödenip ödenmediğine ilişkin olduğundan hukuki uyuşmazlık niteliğinde bulunduğu ve bu şekilde sanığın üzerine atılı olan dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığının anlaşılması karşısında; sanığın beraatine dair kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.