Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1691 E. 2013/21007 K. 25.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1691
KARAR NO : 2013/21007
KARAR TARİHİ : 25.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, yaklaşık 15 yıldan beri… Alsancak adresinde bulunan Uyal adlı apartmanda yöneticilik yaptığı, 26.4.2007 tarihinde yapılan apartman toplantısında katılanın yönetici olarak seçildiği, katılanın yönetici olarak göreve başlamasından sonra apartmana ait defter ve belgeleri birçok kez sanıktan istemiş olmasına rağmen sanığın söz konusu defter ve belgeleri yeni yöneticiye vermekten kaçındığı, katılanın şikâyet etmesinden sonra 2007 yılı ekim ayı sonlarına doğru bazı belgeleri katılan vekiline gönderdiği, ancak karar defterini yine yeni yöneticiye teslim etmediği, ayrıca apartmana ait banka hesapları ile defter ve belgeler üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, sanığın son bir yıl içinde apartman aidatı, çatı onarımı, yakıt bedeli, su tesisatı onarım bedeli olarak toplanan 55.665,00 TL tahsilâta karşı 30.220,90 TL harcama yaptığı, aradaki fark olan 25.444,10 TL parayı ise uhdesinde tuttuğunun tespit edildiğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesi uyarınca, “suçun işleniş biçimi, sanığın kişiliği, suçun işlenmesinde kullanılan araç, işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saiki, suçun işlenmesindeki özellikler ve kastın yoğunluğu nazara alınarak takdiren ve teşdiden” denilmek suretiyle anılan maddenin kanundaki yaptırımının asgari hadden uzaklaşılarak tayin olunması gerektiği kabul edildiği halde hapis cezasının asgari hadden tayin edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.