YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1694
KARAR NO : 2013/21005
KARAR TARİHİ : 25.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Suça sürüklenen çocuk …’in, gıda alım satımı üzerine çalışan katılana, mevlit yapacaklarını belirterek 200 kg tavuk siparişi verdiği, katılanında ertesi günü söz konusu tavukları Gölbaşı Köyünde ikamet eden suça sürüklenen çocuğa götürüp teslim ettiği, suça sürüklenen çocuğun satın aldığı tavukların parasını petrol ofisinde vereceklerini söylediği, daha sonra araca binerek köyde vereceklerini belirtip katılandan kendisini takip etmesini istediği, ancak köye geldiğinde izini kaybettirip katılanı atlatarak tavuğun parasını vermediğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini,
2- 5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden TCK’nın 157/1. maddesi kapsamında verilen 4.800 TL ve 400 TL’nin toplanmasına karar verilerek neticeden 5.200 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 gün”, ”20 gün” ve “ 400 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “ 5 gün “, “ 3 gün” ve “ 60 TL “ adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasındaki “ Aynı neviden para cezalarının toplanarak sanığın 5.200 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına” ilişkin kısmın çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.12.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.