YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17007
KARAR NO : 2014/9502
KARAR TARİHİ : 13.05.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkânını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Sanık …’in, ağabeyi olan … …’in 29/09/2005 tarihinde sürücü belgesini kaybetmesi üzerine yeni bir sürücü belgesi almasından sonra, onun eski sürücü belgesini temin ederek üzerine kendi fotoğrafını yapıştırmak sureti ile oluşturduğu sahte sürücü belgesini kullanmaya başladığı, daha sonra sanığın ağabeyi … …’in 10/09/2008 tarihinde taşıt kredisi kullanmak için katılan …Ş’ye müracaat ettiği ve gerekli formları imzaladığı, ardından … …’in şehir dışına çıkması sebebi ile onun yerine işlemleri tamamlamak isteyen sanığın, 11/09/2008 tarihinde Tuzla Nüfus Müdürlüğü’ne ağabeyinin adıyla müracaat ederek nüfus cüzdanının kaybolduğunu belirtip fotoğrafını vererek … … adına düzenlenmiş I-11/386880 seri numaralı nüfus cüzdanını aldığı, 17/09/2008 tarihinde de Gebze 5. Noterliği’ne sahte oluşturulmuş bu nüfus cüzdanı ile müracaat ederek vekaletname çıkarttığı, 19/09/2008 tarihinde bankanın kullanılacak taşıt kredisinin kasko işlemleri için … …’i çağırması üzerine, ağabeyi adına bankaya gittiği ve onun adıyla aldığı nüfus cüzdanını ibraz ettiği, ancak bankadaki görevli memurun daha önce alınan nüfus cüzdan fotokopisindeki fotoğrafın ve cüzdanların seri numaralarının farklı olduğunu fark ederek polisi aradığı, polislerin gelip bankada sanığı bulduklarında sanığın onlara da sahte cüzdanı gösterdiği, yapılan üst aramasında da … … kimlik bilgilerini içeren ve üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği şeklindeki somut olayda;
Suça konu belgeler üzerinde inceleme yapılarak belgelerin sahte olup aldatma kabiliyetini de haiz bulunduğuna dair denetime elverişli kriminal raporundaki tespitlerin de denetime elverişli olması ile sahte olduğu belirtilen belgelerin fotokopilerinin dosya
içine konulmuş olması, asıllarının adli emanette bulunması karşısında, bu belgelerin ayrıca mahkemece yeniden tetkiki ile dosya içine konulmasının sonuca etkili olmayacağı dikkate alınarak tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
A- Nitelikli dolandırıcılık ve sahte sürücü belgesi kullanma suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Sanığın, … …’e ait sürücü belgesindeki fotoğrafı kendisine ait fotoğraf ile değiştirerek oluşturduğu sürücü belgesini yakalandığı tarihe kadar kullanması şeklindeki eyleminin TCK’nın 204/1. maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde ve sanığın, daha önce ağabeyi … … tarafından bizzat başvuru yapılarak imzalanan kredi sözleşmesi üzerine tahsisi yapılan taşıt kredisinin kasko işlemleri için sahte belgelerle bankaya müracaat etmesi şeklindeki eyleminde, kredi tahsisinin önceden yapılması ve sanığın sağlayacağı yada ileride sağlanabilecek haksız bir menfaat bulunmaması karşısında, yasal unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B- Sahte nüfus cüzdanı düzenletmek ve bu nüfus cüzdanı ile Gebze 5. Noterliği’nden araç devri ile ilgili sahte vekaletname çıkarmak suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sahte olarak oluşturulan nüfus cüzdanı ve noterde onaylama şeklinde yapılan vekaletnamenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı gözetilmeden, TCK’nın 204/3. maddesinin uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.