YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17180
KARAR NO : 2013/18295
KARAR TARİHİ : 25.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın, merkezi … ilindeki … Ambalaj Sanayi A.Ş’ nin sahibi olduğu, şirketi adına … ilinde bulunan …. Madde ve Pet Ambalaj Malzemeleri A.Ş.’den satın aldığı 20.900 kilogram ağırlığında pet şişe ham maddesinin, şirketine nakliyesini gerçekleştirmesi için, … ilindeki … Nakliyat Şirketinin yetkilisi olan ve dosya kapsamında müşteki olarak ifadesi alınan … ile anlaştığı, sanık … Göğebakan’ın, …’nun nakliye firmasına giderek, kendisini … olarak tanıtıp, … adına düzenlenen ve sahte olduğu kriminal inceleme neticesinde anlaşılan sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle, katılana ait firmaya teslim etmek üzere, … plaka sayılı kamyona yüklediği söz konusu malları, katılana ait firmaya götürmeyerek, diğer sanık …’a teslim ettiği ve sanık … tarafından başka kişilere
satılarak elde edilen paranın sanıklar arasında paylaşıldığı, sanıkların bu şekilde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesi uyarınca iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların; sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde yargılama giderinin “müteselsilen” tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan hüküm fıkrasından “müştereken ve müteselsilen” ibaresinin çıkarılıp yerine “eşit olarak” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.