Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17439 E. 2014/9857 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17439
KARAR NO : 2014/9857
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/233924
MAHKEMESİ : Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/06/2010
NUMARASI : 2009/447 (E) ve 2010/197 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-g maddesinde suçun; “Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle” işlenmesi nitelikli bir hâl olarak düzenlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için, basın ve yayın araçlarının dolandırıcılık suçunun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olması gerekir. Failin, yarar sağlamak için gerçek olmayan bir durumu basın organında haber ya da reklam olarak yayınlatması ve bunu mağduru aldatmada kullanması halinde basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçu işlenmiş olacaktır. Bu manada gazeteler ve televizyonlar gibi görsel ve yazılı basın ve yayın araçlarının sağladığı ilân, program, haber içerikleri vb. suça konu edilebilmekte, kişiler kolaylıkla aldatabilmektedirler. Gazeteye verilen ilanın sadece sanığa ulaşılmasına yardımcı olduğu, şikâyetçinin aldanmasında ve hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağlamadığı takdirde TCK’nın 158/1–g maddesinin varlığından söz edilemez. Yine şikâyetçinin basit bir araştırmayla gerçeği öğrenebileceği durumda, dolandırıcılığın nitelikli halinden bahsedilemez. Gazetede münhasıran ilan verilmesi yeterli olmayıp, ilanında hileli hareketlerin gerçekleştirilmesinde tarafların aldatılmasında etkisinin bulunması gerekir. Gazetede sahibinden satılık eşya ilanında, eşya tanıtılmadan soyut bir bilgilendirme üzerine verilen telefondan yapılan arama ile gelişen aldatmada, gazeteye verilen ilanın failin sadece şikayetçiye ulaşmasına yardımcı olduğu, hileli hareketlerin gerçekleştirilmesi ve şikayetçinin aldatılmasında bir kolaylık sağlamadığı hallerde, “basit dolandırıcılık”, ilanda eşya gerçeğine aykırı olarak tanımlanıp, orjinalinden daha ucuza gösteriliyorsa, teşhir ve gösterim üzerine mağdur yanıltılmışsa nitelikli dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Katılan G.. Y..’ın internetten araba olmak için yaptığı araştırmada bir internet sitesinde 34 …. plakalı arabanın 48 750 TL’ye satıldığını öğrendiğini, ilanda belirtilen 0 543 …… numaralı telefonu aradığı, telefona çıkan şahsın aracı almak isteyen çok kişinin olduğu, ciddi alıcı ise 5896365 numaralı hesaba 1.000 TL kapora göndermesini istediği, bunun üzerine katılanın sanık Naci’ye ait 589 63 65 namaralı posta çeki hesabına 1000 TL gönderdiği, arabayı görmek için aracın bulunduğu Düzce’ye gittiği ancak daha sonra telefonda görüştüğü şahsa defalarca aramasına rağmen ulaşamadığı, sanık tarafından dolandırıldığı iddia edilen somut olayda; katılanın konuştuğu telefon numarasının sanığa ait olmaması, sanığın aşamalardaki ifadesinde “Koca A.” lakaplı şahıs tarafından bu hesabın açtırıldığı ve paraları onun aldığını beyan etmesine rağmen bu şahsın araştırılmamış olması, katılan gibi birçok kişinin araç satışı nedeniyle aynı hesaba kapora yatırmış olması ve katılanın ilgili PTT hesabına yatırdığı paranın Ankara ilinde çekilmiş olmasına karşın kim tarafından hangi belge ve bilgilerle çekilmiş olduğunun araştırılmaması, katılanın beyanlarında bu ilanı bir internet sitesinde gördüğünü beyan etmesine rağmen katılandan hangi sitede bu ilanı gördüğü, ilanın içeriğinin ne olduğu, araç ile ilgili bilgilerin detayların bulunup bulunmadığının sorulmaması, ilgili internet sitesinden ilanın detaylarının ve satışa konu olan 34 …. plakalı aracın suç tarihi itibari ile ruhsat sahibi araştırılıp tanık olarak bilgisine başvurulmaması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması amacıyla;
Sanığın aşamalardaki beyanlarında adı geçen “Koca A.” isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgileri araştırılarak şahsın konu ile ilgili ifadesinin alınması, katılanın yatırdığı 1000 TL’nin PTT Bim Ankara şubesinden kim tarafından, hangi kimlik ve bilgiler kullanılarak çekildiğinin tespit edilmesi, satışa konu 34…… . plakalı aracın kayıt malikinin araştırılması, internet sitesine verilen ilan getirtilip, ilanda satışa çıkarılan araç ile ilgili özellik verilip, yanıltıcı tabirler bulunup bulunmadığı araştırılarak, araçla ilgili hileli bilgiler verilmesi halinde, eylemin 158/1-f maddesini oluşturacağı, hiçbir görüntü verilmeden
sadece araç satıldığı bildirilmişse eylemin TCK’nın 157/1. maddesinde belirtilen dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile sanık hakkında yazılı şekilde dosyada uygulama yeri bulunmayan 158/1-g maddesi gereğince mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21/05/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.