YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17521
KARAR NO : 2013/2887
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’in, önündeki bir ticari aracın yük indirmesi nedeniyle ana caddede aracıyla beklediği sırada, arkadan gelen katılanın yolun kapanmış olması nedeniyle kornaya basması üzerine, aracından inip katılanın yanına giderek ele geçirilemeyen bıçakla göğsüne vurmak suretiyle katılanı yaraladığı, aynı bıçakla katılanın aracın ön sol kapı iç kısım cam kenarında bulunan siyah renkli plastik kısım üzerini yaklaşık 15 cm çizdiği anlaşıldığından, eyleminin mala zarar verme ve kasten yaralama suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz reddine, ancak;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilmeyeceği cihetle; zararın ne olduğu belirlenmeden ve açıklanmadan, sanık hakkında eylemi nedeniyle verdiği zararı karşılamadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.