Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/176 E. 2013/13675 K. 19.09.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 17:25


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/176
KARAR NO : 2013/13675
KARAR TARİHİ : 19.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi


Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, ... Caddesi üzerinde yürüyen katılan ...'ın yanına gelerek babasının nerede çalıştığını sorduğu, katılanın da ...'da çalıştığını söylemesi üzerine sanığın kendisini ...'da bulunan...Tekstil Fabrikasının sahibi ... ...olarak tanıtıp katılanın babası ile görüşmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine katılanın cep telefonu ile babasını arayarak sanığı tanıyıp tanımadığını sorduğu, katılan ...'in babası olan ...'ın da tanımadığını söylediği, daha sonra sanığın katılandan telefonu isteyerek babası ile kendisinin görüşeceğini söylediği, akabinde katılandan Nokia 7610 marka cep telefonunu alan sanığın katılana ait sim kartı çıkartıp iade ettiği, kendi sim
kartını taktıktan sonra babasının cep telefonu numarasını kayıt edeceğini söyleyerek yakında bulunan ... Yaşam Derneğine ait binaya girdiği ve 2-3 dakika sonra geri çıkarak katılana telefonu amcasına verdiğini, amcasının babası ile görüşeceğini, kendisinin fırına gideceğini söyleyerek katılanın yanından ayrıldığı, katılanın bir müddet sonra adı geçen derneğe ait binaya girdiğinde yaşlı bir bayandan başka bir kişinin olmadığını gördüğünün iddia edildiği olayda, sanığın 13.06.2006 tarihinde aynı nitelikte başka bir suç nedeniyle yakalanması, 14.06.2006 tarihli tutanak ile katılan tarafından teşhis edilmesi karşısında, sanığın eyleminin subuta erdiği gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.