Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17674 E. 2013/17662 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17674
KARAR NO : 2013/17662
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sigorta edenin dolandırılması, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Suçun oluşması için, sigorta bedelini almak üzere, zararın gerçekleştiğini ileri sürerek bu bedeli sahte işlem ve belgelerle almaları yada almaya kalkışmaları gerekir. Olayla ilgili belgeler sigorta kurumuna sunulmadıkça suçun icra hareketleri başlamaz. Failin sigortalı malını, sigorta bedelini almak için tahrip etmesi,yakması,bozması,yok etmesi kandırmaya yönelik ağır yalandır ve hiledir.Bu şekilde sigorta bedelinin alınması halinde dolandırıcılık suçu oluşur. Failin sigorta edilen veya sigorta bedelini alacak kişi olması gerekmez.Sigortanın türü de önemli değildir. Mal veya yaşam sigortası mali sorumluluk sigortası vb. olabilir. Yanıltıcı uygulamaların sadece araç sigortalarında değil, bedeni hasarlar da dâhil olmak üzere her tür sigorta alanında yapıldığı, sigorta şirketinin sözleşme şartları çerçevesinde ödememesi gereken bir hasarı ödetmek amacıyla sigorta şirketine bilerek yanlış bilgi verilmesi veya önemli bir hususun gizlenmesi ya da sigorta süresi içerisinde kasıtlı olarak bir hasara sebep olunması veya hasarın miktarının
olduğundan fazla gösterilmesi suretiyle yarar sağlanması şeklinde ortaya çıktığı gözlemlenmektedir.
Somut olayda; sanıkların … Oto isimli oto tamir iş yeri sahibi oldukları, kendilerine kaza yapmış olarak bırakılan otoların tamirini yaptıkları sırada, araçların değişen parçalarını tespit edip yenisini taktığında bunları faturada göstermesi ve ayrıca değişen parçalarında hasarın ödenmesinde denetim sağlama amacıyla sigorta şirketine teslimi gerekirken, iş yerlerinde 22/022008 ve 25/02/2008 tarihlerinde iki kez hırsızlık olduğunu ve bu parçaların çalındığını ihbar edip, esasen, … plakalı otoların parçası değişmediği halde eski parçaları çalındı süsü verip, sigorta şirketinden yeni parça bedeli tahsil edilmesini sağlamak suretiyle dolandırdıkları iddiasıyla açılan davada,
Dosya içeriğine göre, katılan tarafından … plakalı otonun parçalarının yargılama aşamasında kendilerine teslim edildiği bu otoyla ilgili hasar ödemesi yapılıp şikayetçi olunmadığı ifade edilmiş ise de, …. plakalı diğer iki araç yönünden, mahkemece hiçbir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, bu araçların hasar tutanakları, tamirden sonra düzenlenen faturalar, ödeme belgeleri, hırsızlık yapıldığı bildirilen depoda bulunanlarla sanıkların kendilerinde bulunduğunu bildirdiği parçaların yapılacak keşifle tespiti ve karşılaştırması yapılarak, gerçekte değişmediği halde yenisi takılmış gibi sigorta şirketine fatura edilen parça olup olmadığı hususlarınında bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve taktiri gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması.
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/11/2013 tarihinde oy birliği ile karar verildi.