Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17714 E. 2014/11198 K. 04.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17714
KARAR NO : 2014/11198
KARAR TARİHİ : 04.06.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/176110
MAHKEMESİ : Ankara(Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2010
NUMARASI : 2009/373 (E) ve 2010/591 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan N.. Motorlu Araçlar Tic. ve San. Ltd. Şti’nin sıfır araç satımı nedeniyle müşterilerden takas olarak aldığı araçların ikinci el satışları konusunda yetkili olan sanığın, şirket adına satışını yaptığı 7 adet araçtan tahsil ettiği 98.750 TL’yi şirkete vermeyip mal edindiğinin anlaşıldığı olayda, eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın, savunmasında 6.000 TL’yi doğan zararın bir kısmını tazmin amacıyla katılan tarafa teslim ettiğini belirtmesi karşısında, kısmi tazmin nedeni ile sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun araştırılıp karar yerinde tartışılmaması,
2-Sanığa verilen hapis cezası ertelendiği halde, TCK’nın 53/3. maddesinde aykırı olarak, sanığın kendi altsoyu üzerinde velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından yoksunluğa karar verilmesi,
3-TCK’nın 51. maddesi gereğince, sadece hapis cezasının ertelenebileceği, adli para cezasının ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.