YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17767
KARAR NO : 2014/10865
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/194644
MAHKEMESİ : Kartal 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2009
NUMARASI : 2008/1118 (E) ve 2009/1202 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
.. numara adına kayıtlı olan sanığın, katılanı arayarak, katılanın bir albayın eşine hakaret ettiğini katılana söylediği ve kendisinin Ankara’da Başkomiser olduğunu, hattının ele geçirildiğini, kendisinin bundan kurtarılması için, 10 adet 250 kontör gönderilmesi gerektiğini söylediği, katılanın da buna inanarak sanığa kontörleri gönderdiği, sanığın daha sonra ortadan kaybolduğu, arama yapılan telefonun sanık adına kayıtlı olduğu, böylece sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, .. numaralı hatta ait abonelik sözleşmesi aslının getirtilmesi, sanığın mukayeseye elverişli yazı ve imza örnekleri ile huzurda alınan yazı ve imza örneklerinin belge aslıyla birlikte kriminale gönderilerek, sözleşmedeki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığına dair rapor aldırılması, sözleşmenin yapılmasından sonra, suç tarihine kadar söz konusu telefon hattıyla yapılan diğer görüşmelerin belirlenmesi ve bu görüşmelerin sanıkla irtibatının bulunup bulunmadığının tespiti açısından, ilgili abonelerin iletişim tespit kayıtlarının getirtilmesi, suç tarihinde telefonun Akçakele ilçesinde olduğu tespit edilmekle, Mersin ilinde oturan sanığın Akçakale ilçesi ile irtibatı bulunup bulunmadığının araştırılması, katılan beyanında, başka telefon numaraları nedeniyle de mağdur olduğunu, açılan başka davalarda hakkında beraat kararı verildiğini belirtmekle, ilgili dosyaların onaylı suretlerinin bu dosya içine konulması, sanık adına açılan hatların hangileri olduğunun TİB’den sorulması, suça konu telefon hattının başkaları tarafından çıkarılmış olması ihtimalinin bulunduğu dikkate alınarak, aynı iddialarla ilgili olarak Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen başka soruşturmalar bulunup bulunmadığının da araştırılarak, birleştirme hususunun değerlendirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; hapis cezasına mahkum olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.