YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1781
KARAR NO : 2013/21093
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen,Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olamasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ati yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kuruma ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluştumunu sağlayacaktır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Eshot Genel Müdürlüğü bünyesinde şehiriçi ulaşım hizmetlerinden ücretsiz yararlama amacına yönelik olarak; 27.08.2007 tarih ve 4566 sayılı “Özürlü Sağlık Kurulu Raporu” düzenlenmiş olan ablası … kimlik bilgileri ile İzkent Mahalle Muhtarlığına başvurup oradan 06.09.2007 tarihli olduğu bildirilen ikametgah belgesini ve üzerinde kendi fotografı zımbalı olduğu 22.10.2008 tarihli ek bilirkişi raporu içeriğinden anaşılan 12.09.2007 tanzim tarihli “nüfus cüzdanı örneğini” alarak Ulaşım Kartları Şube Müdürlüğü’ne müraacat eden ve fakat görevli-tanık …’in sunulan belgeler üzerindeki fotografların uyumsuzluğunu farketmesi sonucu ücretsiz ulaşımda kulanılan Özürlü Kartını alamayan sanığın eyleminin “nitelikli dolandırıcığa teşebbüs” ve “iki kez resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfı nedeniyle “karşılıksız yararlanma” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık hakkında “karşılıksız yararlanma” suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, karar tarihi nazara alındığından; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şeklindeki Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesi ile eklenen Geçici Madde 2 ile değişik 5320 sayılı Yasanın 8/1. Maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün olmadığından, sanığın 28.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle vaki alınan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II)”Resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen “mahkûmiyet” hükmüne yönelen sanığın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; adli emanetin 2008/11-192 nosunda kayıtlı olan ve fakat niteliği açısından bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılan, dosyada görülemeyen 06.09.2007 tarihli ikametgah belgesinin ve 22.10.2008 tarihli “ek bilirkişi raporuna konu edilen” 12.09.2007 tarihli nüfus cüzdanı örneği belgesinin “denetime olanak verecek biçimde” dosya arasında bulundurulması, her iki belgenin duruşmada incelenerek niteliklerinin ortaya konulması, gerektiğinde 06.09.2007 tarihli olduğu bildirilen ikametgah belgesi için de teknik bilirkişi raporu alınması, muhtar-tanık … hakkında düzenlenmiş 20.04.2009 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, dava dosyasının getirilip incelenmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi-belgelerin intikalinin sağlanması toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın
hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Kanun’un 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.12.2013 tarihinde oybilriğiyle karar verildi.