YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17859
KARAR NO : 2013/18533
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın katılan şirketin nakliyatçısı olduğu kurşunsuz benzin yükünün İskenderun Gümrük Müdürlüğü’nden Irak devletine götürülmek üzere sanığın şöförlüğünü yaptığı araca yüklendiği, … Gümrük kapısında yapılan kontroller sırasında araçtaki kurşunsuz benzin yükünün 240 kg eksik olduğu, bu durumun gizlenmesi için aracın tekerlerine su doldurduğu anlaşılan olayda, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanık hakkında verilen ilk kararda kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmiş olması ve sanık aleyhine temyiz edilmediği, sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilmesi aynı Kanunun 51. maddesine göre ertelenmesine ilişkin düzenlemeye göre daha lehe olduğu gözetilmeden, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi yerine ertelenmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.