Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/17894 E. 2014/4012 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17894
KARAR NO : 2014/4012
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/160302
MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2009
NUMARASI : 2009/159 (E) ve 2009/312 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
30/01/2009 tarihinde şikayetçi A.. K..’ün kuyumcu dükkanını telefonla arayan sanığın kendisini Elbistan İlçesinde avukatlık yapan P.. Y.. olarak tanıtıp birazdan gelecek yeğeninin bilezik alacağını, parasını kendisinin vereceğini söylediği, kısa süre sonra bahsi geçen işyerine giden sanığın bu kez kendisini avukat P.. Y..’nin yeğeni olarak tanıtıp, P.. Y..’nin işyeri sahiplerince tanınmasından da yararlanarak bileziği alıp ayrıldığı, 31/01/2009 tarihinde yine Elbistan’da kuyumculuk yapan katılan B.. E..’in işyerine gidip kendisini avukat P.. Y..’nin sekreteri olarak tanıtan sanığın,
birazdan avukat P.. Y..’nin yeğeninin gelip bilezik satın alacağını söylemesi üzerine katılanın anılan avukatı tanıması nedeniyle bileziği hemen hazırlayıp sanığa teslim ettiği ve sanığın işyerinden ayrıldığı iddia ve kabul olunan olaylarda, mahkemece kuyumculuk yapan ve ticaretle uğraşan şikayetçi Ahmet ve katılan Bahittin’in basit bir araştırma ile sanığın eylemini bertaraf etmeleri mümkün iken, hiçbir araştırma ve denetleme girişiminde bulunmadıkları, somut olayın özelliklerine göre sanığın ortaya koyduğu ve kabul ettiği hilenin soyut yalan boyutunu aşmadığı ve dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile beraatına karar verilmiş ise de, sanığın ilçede tanınan bir avukatın ismini kullanmak suretiyle ve önceden telefonla arayarak veya bir başkasının gelip bileziği alacağını söyleyerek ustalıkla sergilediği hile çerçevesinde hareket edip şikayetçi ve katılanı aldatmış olması karşısında, unsurları itibarı ile oluşan suçtan sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer C.savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.