YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/17999
KARAR NO : 2013/18990
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan vekilinin, yüzüne karşı 23/06/2011 tarihinde tefhim olunan beraat kararına yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı 12/07/2011 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar …, … ve …’in 31/05/2005 tarihi ve öncesine ait eylemlerinden dolayı verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanıklara atılı suçun gerektirdiği cezanın miktarı, nev’i ve suç tarihi itibariyle tabi olduğu 102/4 ve 104/2. maddelerine göre, hesaplanan 7 yıl 6 aylık kesintili dava zamanaşımının suç tarihi ile karar tarihleri arasında gerçekleşmesine göre, davanın gerçekleşen bu zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereğince düşmesine karar verilmesi yerine, 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Kanunun 322. maddesine göre hüküm fıkrasından ilgili kısmın çıkartılarak yerine “5271 sayılı CMUK’nın 223/8 maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesi” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar …’ın 29/07/2005 ve 31/08/2005, …’in 30/09/2005, … 01/11/2005 tarihli eylemlerinden dolayı verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; kronik böbrek yetmezliği rahatsızlığından tedavi görmekte iken vefat eden sigorta emeklisi …’nün, tedavisi süresince 506 sayılı Kanunun 102. maddesi ile 506 sayılı Kanunun 102. maddesinde belirtilen Yol Paraları ile…Karşılıklarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca masraflarının karşılığını almak amacıyla ikamet etmekte olduğu…ilçesi … Köyü’nden, dolmuşlarla ve başka araçlarla … il merkezinde bulunan … Diyaliz Merkezi’ne gelip giderek diyalize girmesine rağmen, ticari taksi işleten sanık …’ın düzenlediği 29/07/2005 tarihli ve 520 TL, 31/08/2005 tarihli 560 TL, sanık …’in düzenlediği 30/09/2005 tarihli ve 520 TL ve sanık …’in …’in kaşesini basmak suretiyle tanzim ettiği 01/11/2005 tarihli ve 520 TL tutarındaki faturaları katılan kuruma ibraz edip bedelini almak suretiyle katılan … zarara uğrattıkları iddia edilmiş ise de; sanıkların, tüm aşamalardaki savunmalarında suçlamaları reddettiği, … Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş.’nin 02/05/2011 tarih ve 2011/50 sayılı yazısında, kurum kayıtlarında, hastaların taşınmasıyla ilgili geriye dönük herhangi bir bilgi bulunmadığından, hastaların taşıma hizmeti alıp almadığı konusunda bir tespitin yapılamadığının bildirildiği anlaşılmakla, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.