Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18024 E. 2013/17741 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18024
KARAR NO : 2013/17741
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Katılanın Sanayi Bakanlığına bağlı Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığının elemanlarının gayret ve önerisi ile sanığın temsilcisi bulunduğu, … Boya Sanayi Tic. A.Ş. isimli işyeri ile … yaptığı anlaşma sonucunda bu işyerinde 24/08/2004 tarihinden itibaren çalışmasının kararlaştırıldığı, bu anlaşmaya göre … işyerine ayda brüt olarak 1.776 TL para aktaracağı, bu paradan kesintiler çıktıktan sonra kalanı aylık olarak katılana ödeneceği yönünde anlaşma yaptıkları, bu şartlarda katılanın sanığın işyerinde çalışmaya başladığı, sanığa ait KOBİ’de çalışmaya başlayan katılanın evlenmeye karar verip bu işyerinden mobilya almaya karar verdiği ve yaptıkları anlaşmaya göre 5.000 TL’lik mobilya satın aldığı, aldığı mobilyanın bedelini … sanığın sahibi bulunduğu KOBİ’ye aktardığı aylık paradan taksitler halinde kesilmesini kararlaştırdıkları, sanığın katılana yapılan ödemeden kesinti yaptığı, taksit kesintisinden sonra kalan 700-740 TL kadar paranın her ay muntazam şekilde katılana ödendiği, bir süre bu işyerinde çalışan katılanının işletmede tahsili ile mütenasip olmayan şoförlük hizmeti yaptığını belirtip işyerinden ayrıldığı ve akabinde eksik ödemeyi ileri sürerek iş mahkemesine dava açtığı, ayrıca KOSGEB hakkında da şikayetçi olduğu, sanığın da ödenmeyen mobilya ücreti için alacak davası açtığı olayda, hukuki uyuşmazlık niteliğinde bulunduğundan, sanığın atılı suçtan beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.