Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18035 E. 2013/17846 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18035
KARAR NO : 2013/17846
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

MAHKEMESİ : İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan şirkette yönetici olan sanıkların, şirkette çalıştıkları dönemde sanıklardan …’ın teminat almadan uzun vadeli çekler karşılığında mal sevkiyatı yaptığı, sanık …’in yetkisi olmadığı halde …’a şirket adına ödeme taahhüdünde bulunduğu, sanık … ve …’ın şirket adına çekler imzaladıkları, şirkete işçi aldıkları, …’in eşinin yeğenine ait firmaya yaptığı satışın şirketin zararına yol açtığı, … ve …’ın şirkette mermer bloklarında stok fazları oluşturarak şirketi zarara uğrattıkları iddia edilen olayda; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması
bakımından; şirketin defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişilerce inceleme yapılarak, sanıkların şirketteki konumu itibariyle görev ve sorumlulukları, her bir sanık tarafından tarafından yapılan işlemlerin, ticari hayatta mutad işlemler olup olmadığı, bu işlemlerin sanıkların yetkisi kapsamında bulunup bulunmadığı, işlemler nedeniyle katılan şirketin zarar görüp görmediği tespit edilerek, sonucuna göre sanıkların suç işleme kastı ile hareket edip etmediklerinin belirlenmesi, buna göre sanıkların hukuki durumlarının takdiri yerine eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.