YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18051
KARAR NO : 2012/45360
KARAR TARİHİ : 11.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan … …e yönelik eylemleri nedeniyle sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik katılan … Gümüş vekilinin temyiz talebiyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanık …’un katılana ait standı devirerek zarar verdiği iddia olunan somut olayda; suça konu standın kim tarafından devrildiğinin tespit edilememiş olması ve bu iddiayı doğrulayan tanık ifadesi olmaması karşısında, “kuşkudan sanık yararlanır” (in dubio pro reo) ilkesi gereğince sanığın mala zarar verme suçundan beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında hakaret suçundan Kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Somut olayda; katılan … …ün, sanık …’ün sahibi bulunduğu kuaför dükkanında kiracı ve işletmeci olduğu, sanığın, katılan …’nin kuaförden çıkmasını istediği, bunu sağlamak amacıyla kuaför dükkanının elektiriğini kestirdiği, elektirik kesilmesine rağmen katılanın jeneratörle faaliyetine devam ettiğini gören sanığın, dükkanın önüne kadar gelip elektiriğin açılması için
katılanın noterden çektirdiği ihtarnameye sinirlenerek “neden bana ihtar çektirdiniz” deyip iddia edilen sözleri söylediği, katılan ve kuaförde çalışan tanıklar tarafından doğrulanmasına rağmen, kavga üzerine olay yerine gelen ve olayın başındaki sözleri duymaları mümkün olmayan otel çalışanı olan tanıkların duyumları olmadığından bahisle, oluşa ve dosyaya uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.