Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1809 E. 2013/20770 K. 24.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1809
KARAR NO : 2013/20770
KARAR TARİHİ : 24.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmıyan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; sanıkların, … Özal Tıp Merkezi Ortapedi ve Travmatoloji Bölümünde sanık … adına
05.11.2003 tarih ve 5167 sayılı … Kurulu Raporu üzerinde tahrifat ve ekleme yapmak suretiyle ve bu raporu dayanak yaptırarak, İnönünü Üniversitesi Sosyal Hizmetler Saymanlığından; 11.11.2004 tarihli 6.495.20 TL tutarlı ödeme yapılmasını sağlayarak haksız kazanç elde ettikleri iddia edilen olayda, sanıklar hakkında 31.07.2006 tarih ve 2006/8328 soruşturma nolu iddianame ile yukarıda belirtilen rapor üzerinde tahrifat ve ekleme yapılmak suretiyle 14.02.2005 tarih ve 3.537,00 TL lik ödeme yapılmasından dolayı kamu davası açıldığı ve … 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.11.2007 tarih ve 2006/259, 2007/465 esas-karar ile bu eylemlerinden dolayı hüküm kurulduğundan aynı olay nedeniyle sahtecilik suçundan yeniden açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/7.maddesi gereğince reddine, aynı sahte rapora dayanarak 08.02.2005 tarihli fatura ile talep edilen 3.537 TL yi 24.05.2006 günü sanık …’nin hesabına yatırdığı, 05.11.2004 tarihli faturaya dayalı olarak 11.11.2004 günü sanık …’a 6.443 TL ödendiği, böylece her iki fatura arasında yaklaşık 3 aylık süre bulunduğu, sanıkların müteselsilen dolandırıcılık suçunu işledikleri gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de, … 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2006/259 E sayılı dosyası ile sanıklar hakkında dava açıldığı belirtilmesi karşısında; dosyanın akıbetinin araştırılarak anılan dosyanın celp edilip incelenerek, birleştirilmesi hususunun düşünülmesi, davaların birleştirilmemesi halinde ilgili belgelerin onaylı suretlerinin dosya arasına alınıp toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.