YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18154
KARAR NO : 2013/13075
KARAR TARİHİ : 11.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanıklar … ve … ile katılan sanık … hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafi ile katılanlar vekili, katılan sanık … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükme yönelik katılan sanık … müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Haklarında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet hükmü kurulan sanık … ile katılan sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nın 53.maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmalarının kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezası ile cezalandırılmanın kanuni sonucu olması nedeniyle infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan … ile eşi olan katılan sanık …’ın … makineleri yedek parçaları satışı üzerine faaliyet gösteren Başar … Makineleri isimli şirketin ortak ve sahibi oldukları, sanıklardan …’ın da daha önce bu şirketin ortağı iken şirketteki hissesinin tamamını 10.01.2007 tarihinde katılan …’a devrettiği halde aralarındaki anlaşma gereği şirkete ait işyerlerindeki müdürlük faaliyetlerini devam ettirdiği keza sanık …’ın da sanık …’in babası olup şirket tarafından kendisine verilen genel vekaletname uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, sanıklar …, … ve …’ın katılan … ile daha önce mevcut ancak sona ermiş bulunan ortaklıktan kaynaklanan anlaşmazlıklar nedeniyle karar vererek katılanın yurt dışında bulunduğu 01.11.2008-02.11.2008 tarihinde … Makineleri Ltd. Şti’ye ait işyerinde bulunup kendilerine aralarındaki hizmet ilişkisi nedeniyle idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdii ve teslim edilmiş olan 1.347 parça yaklaşık değeri 800.000 dolar olan tüm stok makine parçaları, bilgisayarlar, işyerinde bulunan, masa, sandalye, kasa reklam panoları ile yine şirkete ait olup işlerinde kullanmak üzere kendilerine teslim edilmiş olan … ve … plakalı araçları kendilerine ait olduğu iddiasıyla mal edinmek amacıyla sanık …’ın sahibi ve müdürü olduğu Sistem Makine Ltd. Şti adına kiraladıkları işyerine nakletmekten ibaret eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna, bu durumu öğrenen katılan sanık …’nin söz konusu malzemelerin taşındığı depoya giderek kapı ve camları kırmak suretiyle … yerinde bulunan malzemeleri alarak sanık …’e ait araca da zarar verip hırsızlık ve mala zarar verme suçunu işlediği iddiası ile ilgili olarak sanığın müsnet suçlardan mahkumiyetine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafi ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafi ile katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
5271 sayılı CMK.nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, aynı maddenin 6.fıkrası gereğince “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda bir kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilip giderilmediği” hususlarını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiği, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan … maddi bir zararının bulunmadığı da gözetilerek kayden sabıkasız
olan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK’nın 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı hususu değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken katılanların zararlarının giderilmemiş olduğu gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar … ve Başar … Makineleri Limited Şirketi ile katılan sanık … vekili, sanıklar … ve … ile katılan sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.