Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1822 E. 2013/15195 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1822
KARAR NO : 2013/15195
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanıklar …, …, … ve … hakkında atılı suçtan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
Eczane işleten sanık …’nun, eczanesine gelen müşterilerin sağlık karnelerine tanıdığı doktorlara karne sahiplerinin kullanmadığı ilaçları yazdırdığı, özel hastanede doktorluk yapan sanık …’un bahsedildiği şekilde reçete yazmak, sanıklar …, …, … ve …’ın ise sağlık karnelerini bu işte kullandırmak suretiyle kamu zararına
sebebiyet vererek dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda; mahkemece yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu soruşturma raporunda belirildiği şekilde sanıkların reçetelerine yazılan sahte kupürlü ilaçlar üzerinde durulup yargılamanın da sahte kupürlerin araştırılmasına hasredildiği, kovuşturmaya esas iddianamede sanıklarca kullanılmayan ilaçların kuruma fatura edilmesi suretiyle kamu zararına sebebiyet verildiği hususunun anlatıldığı da dikkate alındığında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; kurum soruşturma raporunda belirtilen reçeteler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sanığın eczanesinden alınan ilaçların adlarına reçete düzenlenen hastalarca alınıp alınmadığı, gerekirse hastaların tedavi evrakı temin edilip ilaçların hastalıkları ile uyumlu olup olmadığı hususlarının açıklığa kavuşturulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Sanıklar … ve … hakkında atılı suçtan verilen beraat kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık …’nun 05/03/2010, sanık …’nun 11/07/2013 tarihinde vefat ettiklerinin UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında; haklarında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.