Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18284 E. 2014/4048 K. 05.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18284
KARAR NO : 2014/4048
KARAR TARİHİ : 05.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/298221
MAHKEMESİ : Aliağa Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/05/2010
NUMARASI : 2009/416 (E) ve 2010/341 (K)
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın, sanığın işletmekte olduğu ikizler rent a car isimli işyerinden 01.01.2008 tarihinde araç kiralayarak aynı tarihli sözleşmeyi imzaladığı, 03.01.2008 tarihinde aracı teslim ederek kira ücreti olan 240 TL parayı ödediği, ancak sanığın, katılanın imzalamış olduğu kira sözleşmesi ekinde bulunan matbu bonoyu kopararak 25.12.2007 düzenleme, 01.01.2008 ödeme günlü 5.500 TL bedelli olarak doldurup Aliağa İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattığı ve bu şekilde bedelsiz kalan senedi kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; katılanın ifadesinde sanıkla sözleşme imzalarken sözleşmeyle birlikte ekinde bulunan bonoyu da imzaladığını, araç kiralama ücretini ödediğini, ancak sanığın suça konu bonoyu sonradan 5.500 TL bedelli olarak doldurup icraya verdiğini, kendisinin sanıktan borç para almadığını beyan etmesi ve bu iddialarını yazılı delil olarak kabul edilen kira sözleşmesi ve 29.02.2008 tarihli araç kiralama ücretine ilişkin fatura ile ispatlamış olması, 01.06.2009 tarihli ekspertiz raporuna göre ise suça konu senedin, kira sözleşmesinden perfore delikleri boyunca koparılarak alınmış olması, sanığın, katılana vermiş olduğu 5.500 TL’lik borç karşılığında herhangi bir kira sözleşmesinden kopartmış olduğu bonoyu imzalattığı şeklindeki savunmasının hayatın olağan akışına aykırı oluşu karşısında, açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.