YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18364
KARAR NO : 2014/11843
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/214115
MAHKEMESİ : Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/01/2010
NUMARASI : 2009/566 (E) ve 2010/4 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
B..Turizm..A.Ş. Ticari ünvanlı şirkete bağlı olarak faaliyet gösteren S.. Otel işyerinde 01.05.2008 tarihinden itibaren “sezonluk personel-şoför” statüsü ile çalışan sanığın, muhasebe servisinden tanık Yasemin A. tarafından otelin banka hesabına yatırılmak üzere suç tarihinde tutanakla teslim edilen paraları zilyedliğin devri amacı dışında kendi yararına tasarrufta bulunması eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanıkla şikayetçi işveren arasında aktedilen “Belirli Süreli İş Sözleşmesi”ne göre; şoför olarak istihdam edilen sanığın “mali işler-muhasebe bölümünden teslim olunan parayı götürüp banka hesaplarına yatırma” vazifelendirmesinin, görev tanımına ve yaptığı( yapması gereken) işin muhtevasına dahil olmadığı nazara alınarak TCK’nın 155/1. maddesinde tanımlanan “güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturacağı dikkate alınmadan “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.