Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18372 E. 2013/19046 K. 03.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18372
KARAR NO : 2013/19046
KARAR TARİHİ : 03.12.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Yukarıdaki ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde;
… Danışmanlık Ltd.Şti. Sahibi ve yetkilisi olan sanık … ile katılan arasında verilecek ticari ve toplu krediler için ekspertiz raporlarının düzenlenmesi hususunda sözleşme yapıldığı, bankadan kredi talep eden USR firmasının kredi talebi ile ilgili olarak, Mersin … Mahallesinde bulunan bir işyeri ve … Kasabası Belaban Mevkiinde bulunan Nazar sitesi D Blok 2-3-4-5-6 numaralı bağımsız bölümlerin ilgili firma tarafından teminat olarak gösterilmesi üzerine, sanığın sahibi olduğu … Danışmanlık Ltd.Şti. tarafından … işyeri için 40.000 TL, … kasabasındaki bağımsız bölümler için 100.000 TL değer takdir ederek ekspertiz raporu tanzim edip bankaya bildirildiği, ancak bu taşınmazlara Mersin 1. İcra Müdürlüğünün 2006/5962 esas sayılı dosyasında işyeri için 20.000 TL değer takdiri yapıldığı … Kasabasında bulunan taşınmazlara ise 5. İcra Müdürlüğünün 2006/6142 esas sayılı dosyasında 20.000 TL değer takdir edildiği, sanığın taşınmazlara yüksek değer belirterek, gerçeğe aykırı rapor tanzim ettiği, bu şekilde katılan bankanın kredi talep eden USR firmasına geri ödenmeyen krediyi vermesine neden olduğu iddia olunan olayda, suça konu taşınmazların değerlerinin belirlenmesi amacıyla mahkemece yaptırılan bilirkişi raporunda; … Kasabasındaki 2-3-4-5-6 numaralı bağımsız bölümlerin bulunduğu D blokun henüz temeli atılmamış ise de alınan tapuların mesken tapuları olması nedeniyle her bir bağımsız bölümün değerinin 20.000 TL olmak üzere, toplam değerin 100.000 TL olarak beyan edildiği ve sanığın düzenlediği raporla uyumlu olduğu, işyerinin değerinin de 20.000 TL olarak belirtildiği, her ne kadar sanık tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda bu yerin değeri 40.000 TL olarak gösterilmiş ise de; bu şekilde değer belirlenmesinin mesleki yanılgıdan da kaynaklanabileceği, sanığın kasıtlı olarak bu şekilde değer bildirdiğini gösteren delil elde edilemediği, sırf değerde yanılgıya düşülmesi olgusunun sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işleme kastıyla hareket ettiği hususunda bir kanaat oluşturamayacağı gerekçeleriyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiş suçun oluştupuna dair tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.