Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/184 E. 2013/13292 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/184
KARAR NO : 2013/13292
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın şikayetçi …’la karşılaştığı, hasta olan çocuğu için kana ihtiyacı olduğunu söyleyerek yardım istediği, diğer şikayetçi …’i de yanlarına alarak hastaneye gittikleri, şikayetçi … ’a “Çocuğum seni görsün.” diyerek yanına alıp yukarı kata çıktıkları, bu sırada telefonunun şarjı bittiğini söyleyip … ’dan bir yeri aramak için telefonunu istediği,
şikayetçi … ’ın sim kartını çıkararak telefonu sanığa verdiği, sanığın kan vermek için şikayetçi … ’dan formu doldurmasını, kendisinin de diğer şikayetçi …’i alıp geleceğini söyleyerek yanından ayrıldığı, aşağıda bekleyen …’in yanına gidip çocuğunun fotoğrafını çekip hemen getireceğini söyleyerek ondan da cep telefonunu aldığı ve hastaneden kaçıp telefonları sattığı olayda, hırsızlık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.