Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18518 E. 2013/4583 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18518
KARAR NO : 2013/4583
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar … ve … yönünden yapılan incelemede;
5271 Sayılı CMK’ nın 231. maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 Sayılı CMK’ nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuran sanıkların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazın İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2011 tarih ve 2011/858 değişik … sayılı kararı ile değerlendirilerek reddedildiği de gözetilerek, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2- Sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından, sanık … hakkında ise kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma suça konu şeyin amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanıklar arasında önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü sanıklardan … ile oğlu olan …’ın diğer sanık …’un babası … ve kardeşi … ile tartıştıktan sonra araçlarına binip olay yerinden ayrıldıkları sırada, sanık …’un motosikleti ile aracın yolunu keserek, yaklaşık 1 metre uzunluğundaki kilit kısmı demir olan ve silahtan sayılabilecek … ile sanık …’nın aracına vurmak suretiyle aracın sol ön camını kırdığı ve yine aynı … ile sanık …’ya da vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bunun üzerine sanık …’nın da haksız tahrik etkisiyle sanık … …’e eli ile vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı şeklindeki eylemlerin mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık … …’in diğer sanık …’yı kilit kısmı demir olan ve silahtan sayılabilecek … ile yaraladığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesi gereğince verilen cezanın aynı yasanın 86/3-e maddesi gereğince artırılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 13.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.