YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1858
KARAR NO : 2013/15360
KARAR TARİHİ : 10.10.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın akrabası olan sanık …’dan 10.000 TL alacağını istediğinde, sanığın birlikte bankaya giderek parasını vereceğini söyleyerek katılanı fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği diğer sanık …’nun çalıştığı banka şubesine getirdiği, burada sanıkların 15.000 TL kredi sözleşmesini okuma yazma bilmeyen katılana, parayı alması için gerekli olduğunu söyleyerek imzalatıp, krediyi müştekiye vermeden kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların savunmalarında katılanın okur yazar olmadığını bilmediklerini beyan etmeleri, dava konusu kredinin … isimli, sanık … ve katılanın akrabası olan şahıs adına kullanıldığı ve katılanın bahse konu krediye kefil olarak imza atmış olması, kredi dosyası içerisinde katılanın sunduğu ikametgah ilmuhaberi ve SGK’dan yaşlılık maaşı aldığına dair belgenin bulunması, aynı şekilde katılanın yine ortak akrabaları
… adına çekilen krediye de kefil olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair, katılanın soyut iddiası dışında, mahkumiyetlerini gerektirir, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı anlaşılmakla, beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.