Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1861 E. 2013/20696 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1861
KARAR NO : 2013/20696
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Şikâyetçinin … plakalı Mercedes marka otosunu 10.12.2007 tarihinden üç hafta önce işyerinde müdür olarak çalışan sanık …’e verdiği, aracını geri istemesine rağmen, sanığın şikâyet tarihi olan 10.12.2007 gününe kadar aracı iade etmediği, aracın daha sonra 11.12.2007 tarihinde polis ekipleri tarafından… otoparkında park halinde bulunup şikâyetçiye teslim edildiği, aracı söz konusu otoparka sanığın getirip park ettiğinin belirlendiğinin iddia edildiği olayda;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Katılanın kendisine ait olan aracı sanığa şirketteki görevi dolayısıyla değil, aralarındaki kişisel ilişkiye istinaden vermiş olması nedeniyle, TCK’nın 155/1. maddesinde yer alan güveni kötüye kullanma suçunun oluşabileceğinin gözetilmemesi,
2) Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
3) Gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.