Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18874 E. 2012/46072 K. 20.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18874
KARAR NO : 2012/46072
KARAR TARİHİ : 20.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar … ve … 16/03/2012 tarihli kararı temyiz etmeleri nedeniyle mahkemece 6217 sayılı Yasayla değişik 492 sayılı Harçlar Kanununa göre 40 TL. temyiz harcını sanıkların yatırmadıklarından bahisle temyiz talebleri reddedilmiş ise de, sanıklara temyiz harcı yatırmaları hususunda bir tebligat yapılmadığı gibi, temyiz talebinin reddi kararının tebliği üzerine sanıkların temyiz harçlarını yatırıp yeniden 06/04/2012 tarihli temyiz dilekçesi verdikleri, ayrıca temyiz harcı tahsiline dair 6217 Sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılmasına Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13. ve 492 Sayılı Harçlar Kanununun 1/a bendinin, Anayasa Mahkemesinin, 29/12/2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 20/10/2011 gün ve 2011/154 esas, 2011/142 sayılı kararı ile iptal edilmesi ve inceleme tarihi itibariyle de temyiz harcı alınamayacağının anlaşılması karşısında, temyiz talebinin reddine ilişkin 05/04/2012 tarihli ek kararın yok hükmünde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni kanunun 19 uncu maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK. anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
Apartman giriş kapısından sonraki koridorların, merdiven ve merdiven boşluklarının, daire giriş kapısı ön kısımlarının, sahanlıkların apartmanda oturanlara ait ortak “eklenti” olduğunun kabulü gerekir. Apartman dış kapısının açık kalması, bu kısımların eklenti olma niteliğini etkilemeyeceği gibi eklenti sayılmamasına da neden olmaz.Dış kapının konması; bu yerlerin dış alemle ilgisinin kesildiğine ve yasa dışı bir amaçla içeri girilmesine izin verilmediğine ilişkin iradenin bir göstergesidir. Merdivenler ve sahanlık, konuta giriş çıkış için zaruri, konutun kullanış amacını tamamlayan ve sağlayan, konuta bağlı yerlerdendir. Her isteyenin bu yerlere girmesi ve yararlanması olanaksızdır. Sahanlık ve merdiven olmadan konut olamayacağı gibi, konut olmadan da merdiven ve sahanlık olamaz. Bu itibarla konut ve apartman merdiveni birbirinden ayrılmaz birer parça ve merdivenler konutun, eklentileridir.
Fiilin gece vakti işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir. Geçe vakti TCK.md. 6 da tanımlanmıştır. Gece vakti güneşin batmasından bir saat sonra başlar ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresidir.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda; sanık … ile kayınbiraderi diğer sanık …’ın daha önceden … İlçesine bağlı … Köyünde görmüş oldukları, köyün içme suyu deposunda kullanılan bakır kablo ve paratoneri, hırsızlık suretiyle alıp satmak amacıyla, her iki sanığın irade birliği içerisinde …’a ait … plakalı araçla, demir kesme makası ve eldivenleri yanlarına alarak, gece saatlerinde … İlçesine bağlı … Köyüne gittikleri, … Köyüne ait içme suyu deposunun bakır kablo ve paratonerini birlikte keserek aldıkları ve aracın içine yerleştirip olay yerinden ayrıldıkları sırada aracın bozulduğu, havanın soğuk olmasından dolayı çalışmadığını düşünerek ısıtmak amacıyla yakacak aramaya başladıkları,
… Köyü Çiftçi Mallarını Koruma Başkanlığı’na ait olan köy tüzel kişiliğinin kuruluşu olan ve kamu hizmetine özgülenmiş olan binaya ait camı zorlayarak açtıkları, bu esnada plastik olan camların dil kısmından kırıldığı, sanıkların bina içerisindeki odunları alarak binanın demir kapı kısmındaki anahtarını kırıp zarar vermek suretiyle odunları dışarı çıkardıkları, bu odun parçalarını yakarak aracı ısıtıp çalıştırmak istemelerine rağmen, başaramayınca yardım istemek için köyün içine doğru yürüdükleri sırada kendilerini gören köy bekçilerinin haber vermesi üzerine jandarma görevlileri tarafından yakalandıkları anlaşılmakla, sanıkların üzerine atılı suçların subut bulduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
Suçta kullanıldığı iddia edilen … plakalı aracın trafikte ruhsat sahibi … adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla, bu kişinin usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilerek dinlenilmesi, var ise katılma talebi karara bağlandıktan sonra aracın müsaderesi yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile aracın 5237 sayılı TCK.nun 54.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilerek 5271 sayılı CMK.nun 234 vd., 257/2.maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Trafik tescil kaydına göre mülkiyeti …’e ait olan, noter tarafından yapılmış satış ve devri bulunmayan … plakalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 5942 sayılı Kanunla değişik 20/d fıkrasının “noterce” yapılmayan her çeşit satış ve devirler geçersizdir, hükmü karşısında suça iştirak etmeyen ve suça konu eşyanın taşınması için kullanılmasının da zorunlu bulunmadığı gözetilmeden müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.