YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1894
KARAR NO : 2012/36240
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 07/06/2011 tarihli ve 2011/3424 soruşturma, 2011/1983 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karsı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … Ağır Ceza Mahkemesinin 20/07/2011 tarihli ve 2011/641 değişik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21/10/2011 gün ve 2011/13278/54409 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/01/2012 gün ve 2011/375362 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüpheli …’nun, müşteki Ahmet Topraktan daire bedeli karşılığı aldığı … plakalı sayılı otomobilinin satımı hususunda vekâlet verildiği, söz konusu aracın üçüncü bir kişiye satılmasına rağmen dairenin tapu işlemlerinin yapılmadığı belirtilerek, olayda müsnet suçların kanunî unsurlarının oluşmadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlığın sözleşmeye bağlı ticari alış verişten kaynaklanan hukukî mahiyet arz ettiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, müştekinin vekili aracılığı ile yaptığı şikâyeti üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada kanuna uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.07.2011 gün ve 2011/641 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.