Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/18967 E. 2014/12256 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18967
KARAR NO : 2014/12256
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/264422
MAHKEMESİ : Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 01/06/2010
NUMARASI : 2009/569 (E) ve 2010/204 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirkette çalıştığı, şirketin banka işlerini yürütmekle görevli olduğu, olay tarihinde şirketin bir bankanın Park Şubesinde bulunan hesabından şirketin acil ihtiyacı için yaklaşık 44.500 TL çekmesi için sanığın banka şubesine gönderildiği, sözkonusu banka şubesinde belirtilen miktar nakit paranın bulunmadığı öğleden sonra hazır olabileceği söylenmesi üzerine, ilgili bankanın merkez şubesinde nakit para sıkıntısı olmadığından kısa sürede çekebilmek için şirket yekilileri tarafınan şirketin park şubesindeki hesabından şirket çalışanı olan sanığın aynı bankanın merkez şubesindeki hesabına interaktif bankacılık yoluyla havale yapıldığı sanığın bu parayı çekip şirkete getirmesi istendiği, ancak sanığın parayı aldıktan sonra şirkete teslim etmeyip ortadan kaybolduğu anlaşılan olayda, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu yönündeki kabule bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılanın 11.09.2009 tarihli oturumda sanığın suça konu paranın 30.800TL’sini aynı gün iade ettiğini belirtmiş olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 168/4.madde gereğince katılana kısmi iade nedeniyle TCK’nın 168. maddesinin tatbikine muvafakati bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre anılan maddenin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/4 maddesi hükmüne aykırı olarak aynı maddenin 1/a,b,c,d,e.2. fıkra ve bendlerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.