Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19236 E. 2014/4499 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19236
KARAR NO : 2014/4499
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/202866
MAHKEMESİ : Tavas Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/04/2010
NUMARASI : 2010/15 (E) ve 2010/115 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisiin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın katılan şirketten finansal kiralama yolu ile kiraladığı iş makinesine aylık taksitlerini ödememesi üzerine, borçlarını tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde ödemesi, ödemediği takdirde finansal kiralama sözleşmesinin feshedileceği, sürenin sona ermesinden itibaren 5 gün içerisinde finansal kiralamaya konu malın şirket adresine teslim edilmesi hususlarında gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi ayrıca Ticaret Mahkemesince kiralananın katılana teslimine karar verilmesine rağmen sanığın iş makinesini katılana teslim etmediği iddia olunan olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 tarih ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ve kendiliklerinden getirtilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenirliğini de denetlemek durumundadırlar. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında; hükme esas alınan finansal kiralama sözleşmesi, noter ihtarnamesi, katılan şirket ile sanık arasındaki hukuk mahkemesi kararının katılan vekilinin şikayet dilekçesi ekinde sunduğu onaysız fotokopi oldukları ve katılan vekili tarafından dosyaya ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında; katılan şirketçe finansal kiralama sözleşmesinin feshine ve sözleşmeye konu malların teslimine ilişkin ihtarnamenin usulünce tebliğ edilip edilmediği, sanık tarafından bu malların iade edilip edilmediği, edilmemiş ise edilmemesinin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı, iade edilmiş ise ne şekilde iade edildiği, malların halen sanığa ait işyerinde tam ve eksiksiz olarak muhafaza edilip edilmediği, yukarda belirtildiği şekilde tüm belgelerin getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve taktiri gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.