Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19316 E. 2014/12316 K. 18.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19316
KARAR NO : 2014/12316
KARAR TARİHİ : 18.06.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/290733
MAHKEMESİ : Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/06/2010
NUMARASI : 2009/384 (E) ve 2010/142 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın, 158. maddenin İkinci fıkrasında yer alan,bu düzenlemeyle failin,kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu,onlar nezdinde hatırı sayıldığını ileri sürerek ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,başkasından menfaat temin etmesi nitelikli dolandırıcılık kabul edilmektedir.Suçun maddî unsuru,kamu görevlileri yanında hatıra sayıldığının, onlarla ilişkisi bulunduğunu iddia ederek,yapılacak aracılık karşılığında kamu görevlisine verilmek üzere,para veya başkaca menfaat almak,kabul etmektir.
Kamu görevlisi,TCK.md.6’da tanımlanmış ve açıklanmıştır.Bu suçun meydana gelmesi için,suç konusunun resmî nitelikte bir iş olması ve failin kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan bahsederek dolandırıcılık eylemini gerçekleştirmesi gerekir.Faildeki ahlaki kötülüğün,yalnız başkalarını dolandırmakla kalmayıp,aynı zamanda kamu görevlilerini şüphe altına sokmasındaki vahameti,suçu nitelikli hâle getirmiştir.
Bu iddia yapıldığında, o kamu görevlisinin gerçekten var olup olmadığı, ya da o işi yapmaya yetkili bulunup bulunmadığının bir önemi yoktur. Ancak nüfuzdan faydalanacağı söylenen kişinin kamu görevlisi olması gerekir. Kamu görevlisi sayılmayan bir kişiyle ilişkisinden dolayı bir yarar sağlanması halinde bu nitelikli hal uygulanmayacaktır. Kamu görevlisinin taraflarca tanınan ve bilinen bir görevli olması aranmaz. Asıl olan tarafların anladıkları ve anlattıkları memurun makam olarak belirlenebilen bir görevli olmasıdır. Failin mağdurdan sağladığı çıkarı… Başsavcısına,… kaymakamına, vereceğim şeklindeki beyanında Başsavcının, Kaymakamın kişi, makam ve görev olarak yeterince belirliliği bulunmaktadır. Failin, belirli bir memur yanında hatırı sayıldığından bahsedilmeksizin, bakanlardan, milletvekillerinden, hakimlerden, tanıdıkları olduğu ve işi halledeceğini söyleyerek çıkar sağlanması halinde basit dolandırıcılık söz konusu olacak ve TCK’nın 158/2 maddesi uygulanamıyacaktır. Keza, failin, belli bir memur yanında hatırı sayıldığından söz etmeksizin kendisini Kamu kurumunda görevli (müfettiş, genel müdür vb.) olarak tanıtıp müştekinin tayinini yaptırabileceğini söylemesi halinde eylemi, basit dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.
Katılan D.. T.. hakkında 13.10.2008 tarihinde kaçak orman emvali bulurdurma suçundan Kavak Orman İşletme Şefliği tarafından suç tutanağı tanzim edilerek suçta kullanıldığı iddiasıyla ..plaka sayılı traktörü ile 5 kental ağırlığındaki kaçak oluduğu iddia edilen orman emvaline el konularak Kavak C.Başsavcıılğınca soruşturma başlatıldığı, bu soruşturma sırasında Kavak ilçesi Duman köyü muhtarı olarak görev yapan sanık Y.. A..’ın katılana 1.500 TL vermesi halinde traktörünü Orman İşletme Şefliğinden alabileceğini, yoksa traktörünün elden gideceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanık ile birlikte Kavak ilçesinde kızı olan tanık Z.. A..’ın evine gittikleri, birlikte Zahide’den sanığa verilmek üzere para istediği, tanık Zahide’nin ise babasının traktörünü kurtarmak için katılana 500 TL para ile 30 gr ağırlığındaki 1 adet bileziği verdiği ve katılan Dilaver’in de sanık ile birlikte köye dönerlerken kızı Zahide’nin aldığı bu para ile bileziği sanığa verdiği, Kavak C.Başsavcılığınca anılan soruşturma tamamlanarak söz konusu orman emvallerinin katılana ait 2007 yılı zati yakacak ihtiyacı için verilmesi nedeniyle 2008/529 sayılı karar ile olay hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın Kavak C.Başsavcılığınca tebliğe çıkartılıdığı, Sanığın köy muhtarı olması nedeniyle tebliğatın katılana ulaştırılmak üzere sanığa bırakıldığı, sanığın bu tebliğat ile birlikte katılana giderek “savcılıktan yazı geldi, davanın Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek, belki de 3-5 sene ceza yatarsın, eğer 2.500 TL verirsen adliyede bulunan Ercan’a dosyanı yaktırırım, seni de bu işten kurtarırım” şeklinde teklifte bulunması üzerine korkuya kapılan katılanın sanığın bu tekliğini kabul ettiği ve yine sanık ile birlikte borç para bulmak üzere Kavak İlçe merkezinde bulunan A.. Kuyumcuya gittikleri, katılanın kuyumcuya 2.400 TL borçlanmak karşılığı kuyumcudan yaklaşık 60 gr ağırlağında 3 adet 22 ayar bilezik satın aldığı, kuyumcudan çıktıktan sonra söz konusu bilezikleri sanığa verdiği, bu olaydan sonra katılanın Kavak C.Savcılığına giderek dosyasını sorduğu ve savcılık katibi olan tanık E.. G..’in kendisine dosya yakma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kendi dosyası hakkında takipsizlik kararı verildiğini söylediğini, bu şekilde gerçekleşen eyleminin kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıclık suçunu oluşturduğunun iddia edildiği olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın katılandan traktörünün teslimi için 1.500 TL almaktan ibaret eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu, yaklaşık 3 ay sonra yenilenen suç kastıyla hareket ederek adliyede bulunan Ercan’a dosyasını yaktıracağını söyleyip 3 adet bilezik almak şeklindeki eyleminin ise kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıclık suçunu oluşturduğu iki ayrı suçu gözetmeden zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza tayin edilmesi,
2-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 18.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.