YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19341
KARAR NO : 2013/18833
KARAR TARİHİ : 02.12.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi beglede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıklar … ile …’ın 5 yıl kadar önce Ankara’da tanıştıkları ve …ilinde birlikte yaşamaya başladıkları, …genelindeki eczanelerden sahte yeşil ve kırmızı reçeteler ile ilaç alınması olayının …İl Sağlık Müdürlüğünce ihbar edilmesi üzerine yapılan araştırmada, ayrı bir soruşturma yürütülen katılan … sahte kimliğini kullanarak bankalardan kredi alan kişinin sanık … olduğunun tespit edilmesi üzerine, sanıkların adresinde yapılan aramada her iki sanığın yakalandıkları, ayrıca evde yapılan aramada bir adet bilgisayar kasası, iki adet daktilo, sanık …’ın fotoğrafı yapıştırılmış …, …, …, …, …ve …adlarına düzenlenmiş 6 adet nüfus cüzdanlarının ve yine …’ın fotoğrafı yapıştırılmış … adına tanzimli sürücü belgesi, sanık …’in fotoğrafı yapıştırılmış …, … ve … adlarına düzenlenmiş 3 adet nüfus cüzdanlarını ve değişik kişilere ait 22 adet nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi ile boş halde yeşil ve kırmızı reçeteler, doktorlara ait kaşe ve numaratörler, nüfus cüzdanı ele geçen şahıslara ait uyuşturucu ilaç alımında kullanılan heyet raporlarının ele geçirildiği;
Sanıkların kendi fotoğrafları yapışık nüfus cüzdanları ve sürücü belgelerinin, … adına tanzimli 3 adet kırmızı reçete … adına kayıtlı 2 adet kırmızı reçete, … adına tanzimli 4 adet kırmızı reçete, … adına tanzimli 1 adet kırmızı reçete, … adına 1 adet kırmızı reçete ve …adına tanzimli 1 adet kırmızı reçete ile …13. Noterliği’nin 09/06/2004 tarih ve 13443 yevmiye nolu vekaletnamesinin sahte olduğu ve iğfal kabiliyetinin bulunduğu,
Sanıkların, …17. Noterliği’nin 04/06/2004 tarih ve 10172 yevmiye nolu … tarafından … plakalı Murat 131 marka şahin otonun satışı için 24/06/2004 tarihine kadar geçerli süreli olarak sanık …’a verdiği vekaletnameye istinaden sanık …’ın …13. Noterliği’nin 09/06/2004 tarih ve 13443 yevmiye sayılı vekaletname ile yine 24/06/2004 tarihine geçerli olarak aynı otonun satışı için babası … ile …sahte nüfus cüzdanını kullanan beraber yaşadığı diğer sanık …’e verdiği vekaletnamedeki “24/06/2004 günü mesai saati bitimine kadar geçerli” kelimesini silerek tahrifat yapıp vekaletnameyi süresiz hale getirdikleri ve …sahte nüfus cüzdanını kullanan sanık … tarafından bu otonun satışının yapılabilir hale getirildiği olayda,
A-Sanık … hakkında …, … ve … kimlik bilgileri kullanılarak çıkarılan sahte nüfus cüzdanları ile ile …13. Noterliği’nin 09/06/2004 tarih ve 13443 yevmiye nolu sahte vekaletname yönünden kurulan resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
B-Sanık … hakkında kurulan tüm hükümler ile sanık … hakkında sahte reçete kullanmak suçundan kurulan resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen vasıf değişikliğine bağlı mahkumiyet hükümlerine yönelik incelemede;
1-Sanık …’ın hüküm tarihinden sonra 15/11/2009 tarihinde vefat ettiğinin UYAP’tan temin edilen 26/11/2013 tarihli nüfus kaydından anlaşılması karşısında; hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- 29/08/2007 tarihli iddianamede Sanık … hakkında iğfal kabiliyeti bulunmadığı belirtilen sahte reçeteleri kullanmak suretiyle kamu kurumunun zararına olarak dolandırıcılık suçundan dava açılmış olup ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 08.06.1997 gün ve 88/147 sayılı kararında da açıklandığı üzere bir olayın açıklanması sırasında başka bir olaydan da söz edilmesi o olaydan da dava açıldığını göstermeyeceği cihetle iddianamede nitelendirilen fiilin dışına çıkılarak, suça konu iğfal kabiliyeti bulunduğu mahkeme tarafından kabul edilen sahte reçeteler hakkında suç duyurunda bulunulup iddianame tanzim edilmesi halinde davalar birleştirilerek karar verilmesi gerekirken, suçun vasfının değiştiğinden bahisle ek savunma verilip dava açılmayan sahte reçeteler ile ilgili resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.