Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1935 E. 2014/232 K. 14.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1935
KARAR NO : 2014/232
KARAR TARİHİ : 14.01.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, asker arkadaşı olan …’yı telefon ile arayarak, bir tanıdığında fazla miktarda ucuz ve tarihi değeri olan altın bulunduğunu, bu altınları satmak istediklerini söylediği, …’nın da durumu eniştesi olan şikayetçiye anlattığı, sanığın şikayetçi ile yaptığı telefon görüşmeleri sırasında, şikayetçiyi ellerinde altın bulunduğuna inandırarak Denizli’ye gelmesi konusunda ikna ettiği, şikayetçiyi yanında bulunan ancak açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen … ve … isimli şahıslar ile birlikte otogarda karşıladığı, hep birlikte tenha bir yere gittikleri ve burada sanığın avucunun içinde bulunan ve altın görünümünde olan bir miktar metali şikayetçiye uzaktan göstererek güven telkin etmesinden sonra, şikayetçinin 60 adet altın karşılığında yanında getirdiği 2.500 TL’yi sanığa ve yanında bulunan şahıslara verdiği, sanık ve yanındakilerin, şikayetçinin aracını kilitlediği sıradaki dalgınlığından faydalanarak para ile birlikte ortadan kayboldukları anlaşılmakla; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sadece hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 14/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.