YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19455
KARAR NO : 2014/11966
KARAR TARİHİ : 16.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/307393
MAHKEMESİ : Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/04/2010
NUMARASI : 2008/173 (E) ve 2010/233 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile bir kazıcı yükleyici iş makinası kiraladığı, ancak kira ücretlerini ödemediği, bunun üzerine kendisine 09/06/2006 tarihli ihtarname çekildiği, bu ihtarnamenin sanığa 21/06/2006 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnameye rağmen kira ücretlerinin ödenmediği gibi iş makinasının da iade edilmediği, sanığın bu şekilde kendisine teslim edilen eşyayı iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla, bu gerekçeye dayanan mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümden sonra katılan vekilinin alacaklarını aldıklarından ve şikayetleri bulunmadığından feragat dilekçesi verdiği anlaşılmakla; geri ödeminin zamanı araştırılarak 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığı saptanıp sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.