YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19843
KARAR NO : 2014/12967
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Somut olayda; kendisini İ.T.Ü. Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 2005-2006 eğitim-öğretim yılı mezunu “bilgisayar mühendisi” olarak tanıtan sanığın,
“Düşük Elektrik Enerjisi Kullanarak Yüksek Oranlarda Elektrik Enerjisi Üretimi Sistemi” başlıklı patentli bir buluşunun olduğunu bildirip, küçük çapta modelini kurarak sistemi “yükte değil boşta çalıştırmak” suretiyle ispat-ikna vasıtası olarak kullanmasını müteakip Sakarya-Pamukova İlçesi Belediye Başkanlığına “çalışma icaplı” 21.11.2008 havale tarihli “patent sahibi olduğunu” tespit edici el yazılı imzalı dilekçesini vermesi, oluşturulan sicil dosyasına gerçeği yansıtmayan “lisans diploması” ile “patent sertifikası” belge fotokopilerini de sunarak Belediye Meclisinin 02.01.2009 tarihli kararı ile işe alınabilme kararının alınmasını sağlaması, zamanın belediye başkanı ile “tam zamanlı sözleşmeli personel hizmet sözleşmesini” karşılıklı imzalayarak bilgisayar mühendisi sıfatıyla 07.01.2009 tarihi itibariyle işe başlaması, vaat ettiği sistemin Belediye çapında kurulup işletilmesi amacına matûf olarak toplam fatura bedeli 519.040 TL olarak kabul edilen sistemde kullanılacağı öngörülen muhtelif malzemeleri aldırması, hizmet sözleşmesinin yeni Belediye yönetimince tek taraflı feshedilmesi tarihine kadar 5.927 TL maaş alarak haksız yarar sağlaması eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma-kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yüklenen suçtan “doğrudan doğruya zarar görmeyen” T.C. Türk Patent Enstitüsünün kamu davasına katılmasına karar verilip, bir vekille temsil edildiği nazara alınarak anılan Kurum lehine sanık aleyhine maktu vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, T.C. Türk Patent Enstitüsü lehine maktu vekalet ücreti takdiri yapılan paragraf çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.