Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19859 E. 2014/5117 K. 19.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19859
KARAR NO : 2014/5117
KARAR TARİHİ : 19.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/262447
MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2010
NUMARASI : 2008/445 (E) ve 2010/184 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın yetkilisi olduğu M.. Yapı Kimya şirketi ile sanığın yetkilisi olduğu V.. İnşaat şirketi arasında düzenlenen protokole göre, sanık tarafından, katılanın yetkilisi olduğu şirkete 30.09.2007 tarihine kadar seramik malzeme vereceğinin kararlaştırıldığı ve bunun karşılığında da katılanın, sanığa 8 adet farklı tutar ve tarihli çekleri verdiği, şayet mallar teslim edilmezse çeklerin geri iade edileceğinin belirtildiği, ancak sanığın seramik malzemesini teslim etmediği gibi elinde bulunan katılana ait çekleri de protokole aykırı olarak iade etmediği ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; eylemin TCK’nın 158/1-h maddesinde öngörülen “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasındaki dolandırıcılığı” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.