Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19874 E. 2014/12737 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19874
KARAR NO : 2014/12737
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Somut olayda; katılan şirketin nakliyesini üstlendiği, dolum tesislerinden k.benzin yakıtı yükleyen ve tartım yapıldıktan sonra aracı mühürlenen sanığın araçla Habur’a ulaştığında, gümrük memurları tarafından araçta yapılan incelemede 1.060 kg k.benzin yükünün aracın lastiklerine kum ve su dolu olması nedeniyle eksik olduğunun tespit edildiği, sanığın bu miktar k.benzin yükünü mal edindiği anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hapis cezası ve adli para cezasının tayininde, gerekçede; alt sınırdan uzaklaşılacağının belirtilip nedenlerin gösterilmesi karşısında hüküm fıkrasında asgari had aşılmayacağı belirtilmesi suretiyle cezaların tayini maddi hata niteliğinde olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-TCK’nın 52/4. maddesine göre; “kararda, adli para cezalarının sanıktan 20 eşit taksitle tahsiline” karar verildiği halde, taksit aralığının açık bir şekilde gösterilmemiş olması,
2-Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, paraya çevrilmesi ve hapisten çevrilen adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulanan TCK’nın 52/2 ve 52/4 maddelerinin gösterilmemesi suretiyle, CMK’nın 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. bölüm 6 ve 9 paragraflarına “söz konusu adli para cezasının sanıktan birer ay arayla 20 eşit taksitle ödenmesine” ifadesi yazılması ve hükmün 1. bölüm 8. paragrafına “günlüğü” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın TCK’nın 52/2. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi ve hükmün 1. bölüm 6 ve 9 paragraflarına “söz konusu” ibaresinden önce gelmek üzere “bu cezanın TCK’nın 52/4. maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.