Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/19908 E. 2014/12910 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19908
KARAR NO : 2014/12910
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Olay tarihinde ifade vermek için adliyeye giden sanığın, bahçede bulunan mağdurun yanına gelip “Nasılsın? Beni tanıdın mı? Peynirci …’in oğluyum” diyerek, kendisini tanımadığını söyleyen mağdura duymazdan gelip bu kez “muhtar nasıl, ne yapıyor?” dediği, devamla “kayınbabam Almanya’da vefat etti, yardım yapacağız, hayır dağıtacağız, tanıdığın fakir var mı?” diye sorduğu, mağdurun tanıdığı yardıma muhtaç insanlar bulunduğunu söylemesi üzerine “gel o zaman” diyerek bir sokağa doğru götürdüğü, cüzdanını çıkarmak üzere elini cebine uzattığı sırada, benzer dolandırıcılık olayları nedeniyle tanıdıkları sanığın yanına gelen sivil polisler tarafından yakalandığı, üzerinde yapılan aramada cüzdanında 2 adet tedavülden kalmış Brezilya parası bulunduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Adli para cezasının tayini sırasında “takdiren” denilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Orjinal oldukları, ancak tedavülden kalktıkları anlaşılan adli emanetin 2010/5511 sırasında kayıtlı Brezilya paraları hakkında mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.