YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20113
KARAR NO : 2014/12901
KARAR TARİHİ : 25.06.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müşteki …’in suç tarihi öncesinde sürücü kursuna gittiği, ardından sürücü belgesini almak amacıyla katıldığı sınavlarda başarılı olamadığı, bu hususu Beypazarı’nda öğretmen olarak görev yapan sanık …’na anlattığı, sanık …’nun da tanıdıkları olduğunu, bunlara söyleyerek sınavda kendisine yardımcı olmalarını sağlayacağı vaadinde bulunarak müştekiden değişik zamanlarda toplam 1.260 TL para aldığı, aldığı bu paranın 245 TL’ sinin en son müşteki tarafından …’ nun eşi olan …’ nun Ziraat Bankası … Şubesindeki hesabına yatırıldığı, tanık …’ ın da beyanından 330 TL’ nin de müşteki tarafından kendisinden borç alınarak yine kendisinin yanında sanık
Cumhur Yolcoğlu’na ehliyet hususunda kendisine yardımcı olması amacıyla verdiğinin anlaşıldığı, müştekinin sanıktan sürücü belgesinin durumunu sorduğunda sanığın kendisine “işin olacak, dosyanı Ankara’ ya gönderdim” diyerek müştekiyi dolandırdığı ve müştekiden aldığı parayı iade etmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; müşteki ve sanığın aşamalardaki ifadeleri,tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamına göre suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma; sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.