YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20126
KARAR NO : 2014/12989
KARAR TARİHİ : 26.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/281718
MAHKEMESİ : Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2010
NUMARASI : 2009/658 (E) ve 2010/336 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan şirketin nakliyesini üstlendiği dolum tesislerinden dolaşımda olmayan motorini yükleyen ve tartım yapıldıktan sonra aracı mühürlenen sanığın araçla Habur’a ulaştığında, gümrük memurları tarafından araçta yapılan incelemede 400 kg motorin yükünün eksik olduğunun tespit edildiği, sanığın bu miktar motorin yükünü mal edindiğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın savunmasında, eksikliğin araçta bulunan harici yükün indirilerek tartılmasından kaynaklandığını beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; 02.08.2005 tarihli olay tespit ve muhafaza altına alma tutanağında tankerde herhangi bir kaçağın bulunmadığının, mühürlerinin sağlam olduğunun bildirilmesi karşısında, sanığın mal edindiği kabul edilen 400 kg motorin yükünü aracından nasıl boşalttığı belirlenerek, yükleme tarihi olan 29.07.2005 ile Habur’da yapılan tartım tarihi olan 02.08.2005 tarihleri arasında yakıtın uçucu özelliği nedeniyle eksilme olup olmayacağı, aracın ağırlığındaki eksilmenin normal olup olmadığının araştırılması, katılan şirketten aynı gün yüklenen diğer araçların da tespit edilerek bu araçların Habur Gümrük Kapısı’ndan çıkış yaptıklarının belirlenmesi halinde Habur Gümrük Kapısında alınan kantar tartım sonuçları da soruşturulup araçların tümünde yük eksikliği olup olmadığı, yükleme yerindeki tartım tutanakları getirtilerek aracın X-Ray incelemesi sırasında tespit edilen ağırlaştırılmış kapaklar, su ve zincirin tartım esnasında araçta bulunup bulunmadıkları tespit edilerek, toplanan deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 12 tam gün olarak tayin edilmesi
Hükmolunan hapis cezası adli para cezasına çevrilirken, bir gün karşılığı miktarın belirlenmesine ve taksit uygulamasına ilişkin uygulama maddelerinin gösterilmemesi sureti ile CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.